jueves, 8 de agosto de 2019

“Allah nezdindeki derecemizin yüce olmasını istiyoruz”

 

  • “Allah nezdindeki derecemizin yüce olmasını istiyoruz”
  • “Allah nezdindeki derecemizin yüce olmasını istiyoruz”
  • “Allah nezdindeki derecemizin yüce olmasını istiyoruz”
  • “Allah nezdindeki derecemizin yüce olmasını istiyoruz”
  • “Allah nezdindeki derecemizin yüce olmasını istiyoruz”
  • “Allah nezdindeki derecemizin yüce olmasını istiyoruz”
  • “Allah nezdindeki derecemizin yüce olmasını istiyoruz”
  • “Allah nezdindeki derecemizin yüce olmasını istiyoruz”
  • “Allah nezdindeki derecemizin yüce olmasını istiyoruz”
  • “Allah nezdindeki derecemizin yüce olmasını istiyoruz”
  • “Allah nezdindeki derecemizin yüce olmasını istiyoruz”
  • “Allah nezdindeki derecemizin yüce olmasını istiyoruz”

 

Avrupa ve Amerika’dan kutsal topraklara gelen Türk hacı adaylarıyla buluşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Allah nezdindeki derecemizin yüce olmasını istiyoruz. Bu Kur’an’sız, sünnetsiz olmaz. Kitapsız, kalemsiz olmaz. Öğrenmeden olmaz, eğitimsiz, ilimsiz olmaz” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Avrupa ve Amerika’dan kutsal topraklara gelen Türk hacı adaylarıyla Mekke’de bir araya geldi.

Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya ve Hollanda başta olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen Türk hacı adaylarına seslenen Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, haccın önemine değinerek, “ Burada haccı doya doya yaşamak istiyorsak, Allah Rasulü Efendimize gelen ayetlerin anlamını içselleştirerek dönmemiz gerekiyor” dedi.

Peygamber Efendimizin Arafat Hutbesi'nin sonlarında “Size iki şey bırakıyorum. Bunları sarıldığınız sürece yolunuzu sapıtmazsınız. Onlardan birisi, Allah'ın kitabı diğeri de Rasülünün sünneti” buyurduğunu hatırlatan Başkan Erbaş, “İşte o iki emaneti ömrümüzün sonuna kadar hiçbir şekilde terk etmemeye söz vererek buradan dönmemiz lazım” diye konuştu.

Başkan Erbaş, Kur’an-ı Kerim’in ilk nazil olan ayetlerinin okumanın, ilmin, öğrenmenin önemine işaret ettiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

Geldiğiniz yerlere döndükten sonra çocuklarınıza bir başka bakacaksınız, gençlerinize bir başka sarılacaksınız, ‘Evladım elinden Kur’an düşmesin” diyeceksiniz. ‘Çünkü ben vahyin kalbinde bunu öğrendim. Yavrum elinden kalem düşmeyecek. Öğrenmekten ve öğretmekten uzak kalmayacaksınız’ diyeceksiniz Çünkü bizim medeniyetimiz elinde kitap, kalem olduğu, öğrendiği ve öğrettiği asırlarda hep yükselmiş. Eğitimden, ilimden, irfandan, bilgiden ve hikmetten uzak kaldığı asırlarda hep gerilemiştir. Biz yükselmek istiyoruz. Allah nezdindeki derecemizin yüce olmasını istiyoruz. Bu Kur’an’sız, sünnetsiz olmaz. Kitapsız, kalemsiz olmaz. Öğrenmeden olmaz, eğitimsiz, ilimsiz olmaz.”

Başkan Erbaş, Hazreti Peygamberin gönderildiği dönemde dünyanın nasıl bir cahiliye içerisinde olduğunu, kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğünü hatırlatarak, “Düşünebiliyor musunuz, kadının adının olmadığı, kadının adeta insan yerine sayılmadığı bir dönemde, Allah Rasülü Efendimiz, o toplumu, cenneti annelerin ayakları altına seren bir anlayışa nasıl yükseltti, bu Kur’an’nın, İslam’ın mucizesidir” ifadelerini kullandı.

Haccın bir eğitim olduğunu belirten Başkan Erbaş, şunları söyledi:

“Hacca irşad olmak için geldik. İbadetlerin hikmeti daha iyi Müslüman olmamızı sağlamaktır. Arafat’a çıkacağız, Müzdelife’de vakfe yapacağız, şeytan taşlayacağız. Şeytanı burada taşlamak sembolik bir anlam ifade eder. Ama onun hakikatini ömrümüzün sonuna kadar bulunduğumuz her yerde taşlayarak yerine getireceğiz. İbadetler bir şeytan taşlamadır. Her namaz kıldığımızda, her tekbir aldığımızda şeytana taş atıyoruz. Her oruç tuttuğumuzda şeytana taş atıyoruz. Bunun bilincinde olalım. Haccın bize kazandırdıkları işte bunlardır.”