“Milletimizin her an yanında olan bir kurumun mensuplarını böyle yaralamak kimseye bir fayda vermez”

“Milletimizin her an yanında olan bir kurumun mensuplarını böyle yaralamak kimseye bir fayda vermez”

7 Kasım 2019 Perşembe

Ülke Tv’ye konuk olan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, medyada Diyanet İşleri Başkanlığının ideolojik yaklaşımlarla gündem yapılmasını, hedef gösterilmesini değerlendirerek, “Milletimizin her an yanında olan bir kurumun mensuplarını böyle yaralamak kimseye bir fayda vermez” dedi.

“Milletimizin her an yanında olan bir kurumun mensuplarını böyle yaralamak kimseye bir fayda vermez”

“Milletimizin her an yanında olan bir kurumun mensuplarını böyle yaralamak kimseye bir fayda vermez”

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ülke Tv’nin canlı yayın konuğu oldu.

Gazeteci Mustafa Yıldız'ın sunuculuğunu yaptığı ‘Odak Noktası’ programına katılan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, programda Mevlid-i Nebi Haftası, 3. Afrika Müslüman Dini Liderler Zirvesi, Barış Pınarı Harekatı ve gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

Başkan Erbaş, Mevlid-i Nebinin İslam dünyasında ve ülkemizde Hazreti Peygamberin insanlara kazandırdığı değerleri hatırlamak ve hatırlatmak amaçlı programlarla asırlarca kutlandığını söyledi.

Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Mevlid-i Nebi Haftasının temasını, “Peygamberimiz ve Aile” olarak belirlediklerini dile getiren Başkan Erbaş, “Aile toplumun en önemli çekirdeğidir, belkemiğidir. Kurumlar içerisinde en önemlisidir. Aile sağlam olursa toplum sağlam olur. Aile çökerse toplum çöker. O yüzden Efendimizin aile ile ilgili nasihatlerini, aile konusunda Kur'an-ı Kerim'de belirtilen o güzel örneklerini işleyerek insanımıza tanıtmaya, anlatmaya çalışacağız” dedi.

“Terör belasını ortadan kaldırıncaya kadar millet olarak topyekûn gayret etmek zorundayız”

Başkan Erbaş, önce Zeytin Dalı Harekatı, sonrasında Barış Pınarı Harekatı’nda Mehmetçiğe destek olmak için 90 bin camide Fetih Suresi okunup dualar edildiğini hatırlatarak, “Türkiye Diyanet Vakfı olarak da o bölgede ülkemize göç eden insanlara her türlü desteği vermeye çalışıyoruz. Bu çalışmalarımız hem dualarımızda hem fiili olarak devam edecektir, desteklerimiz devam edecektir. Çünkü biz terör belasını ortadan kaldırıncaya kadar millet olarak topyekûn gayret etmek zorundayız. Vatanımızın her karış toprağı bizim için önemlidir. Rengi, dili, ırkı her ne olursa olsun bütün vatandaşlarımız değerlidir” diye konuştu.

“Mehmetçik, operasyonlarda bir masuma zarar gelmesin diye adeta kendi canını ortaya atıyor”

Terör örgütlerinin camilere yapmış oldukları saldırılarla İslam’a olan düşmanlıklarını ortaya koyduklarına işaret eden Başkan Erbaş, “PKK'nın, YPG'nin, PYD’nin ne kadar İslam düşmanı olduklarının en büyük göstergelerinden birisidir bu. Sınır ötesinde bunu görüyoruz. Sınırımızın içinde Diyarbakır'da, Sur'da, Şırnak'ta, Hakkari'de bunları görmedik mi? Evlerin önüne çukurlar kazdılar. Camilerimizin içini adeta savaş alanına dönüştürdüler, yaktılar. Teröristlerin Almanya'da ve diğer yerlerde camilerimize yapmış oldukları baskınları da görüyoruz. Tahrip ediyorlar, camilerimize saldırıyorlar” ifadelerini kullandı.

Başkan Erbaş, Mehmetçiğin teröristlere karşı yürüttüğü operasyonlarda bir tek masumun dahi burnunun kanamaması için çok dikkatli davrandığının altını çizerek, “Mehmetçiğimiz bu ruhla hareket ediyor. Adeta iğne ile kuyu kazarcasına hiçbir masuma zarar vermemek için o kadar dikkatli davranıyor ki, karşıdaki masum insana zarar gelmesin diye adeta kendi canını ortaya atıyor. Kılı kırk yararcasına hareket ediyor. İşte Mehmetçik budur” şeklinde konuştu.

“150 bine yakın hocamızla milletimizi doğru dini bilgiyle aydınlatmaya çalışıyoruz”

Gazeteci Yıldız’ın son zamanlarda medyada Diyanet İşleri Başkanlığının ideolojik yaklaşımlarla gündem yapılmasını, hedef gösterilmesinin nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine Başkan Erbaş, şunları söyledi:

“Kişi bilmediğinin düşmanıdır, diye bir hadis-i şerif var. Bizi tanımıyorlar ya da biz mi kendimizi iyi tanıtamıyoruz, böyle bir problem yaşıyoruz. O arkadaşlarımız, kardeşlerimiz ne olur biraz bizi tanımaya çalışsınlar. Diyanet İşleri Başkanlığı, İslam dünyasında benzeri olmayan bir teşkilattır. Biz 90 bin camimizde 150 bine yakın hocamızla milletimizi doğru dini bilgiyle aydınlatmaya çalışıyoruz. Din hizmetlerinde ve din eğitiminde onların yanında yer almaya çalışıyoruz. Biz milletimizin doğumundan ölümüne kadar her an yanındayız ve milletimizin bu noktadaki kadirşinaslığını da biliyoruz. Vatandaşımızla bu kadar iç içe olan başka bir kurum var mı? Bugün Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilatı gibi bir teşkilatı olmayan bazı ülkeler var. Mahalleli el yordamıyla camisini yapıyor, çeşitli yerlerde az çok okumuş birisini oraya imam tayin ediyorlar. Orada her cami bir Diyanet İşleri Başkanlığı gibi oluyor. Diyanet İşleri Başkanlığı olmasaydı belki Türkiye de öyle ülkelerden olurdu. Çatışmalar, münakaşalar, mezhep kavgaları, farklı farklı anlayışların adeta din olarak kabul edildiği… Dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığı bütün bu olumsuzlukları ortadan kaldıran, Kur'an ve sünnete dayalı doğru dini bilgi ile vatandaşımızı besleyen bir kurumdur.”

Eleştirilere her zaman açık olduklarını belirten Başkan Erbaş,  “Eleştiri bazen hakaret ederek, bazen saldırıya dönüşerek olursa bu bizi üzüyor. Art niyetli olanlar vardır, bilgisizliğinden olanlar vardır. Bize düşen bütün bunlardan ders çıkarıp kendimizi daha iyi tanıtmak, o arkadaşlarımızı da Diyanet İşleri Başkanlığımızı daha iyi tanımaya davet etmektir” diye konuştu.

“Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin yüzde 97’si personel maaşıdır”

Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesi üzerinden yapılan tartışmalarla ilgili de değerlendirme yapan Başkan Erbaş, “O arkadaşlarımızın bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı bir devlet kurumudur. Personeli, çalışanları vardır. Onların bir maaşı vardır. Bizim bütçemizin yüzde 90 nokta 6 virgül 58'i, neredeyse yüzde 97'si personel maaşıdır. Geri kalan yüzde 3’lük bir bölümle biz faaliyetlerimizi yapmaya çalışıyoruz. Acaba bu kardeşlerimiz Diyanet İşleri Başkanlığı’nda çalışan insanların maaş almadan çalışmaları gerektiğini mi düşünüyorlar?” ifadelerini kullandı.

“İtibar edilmemesi gereken bir çalışma”

Yıldız’ın, “Bir köşe yazısında okudum. Bir anket yapılıyor, din görevlilerine güven azaldı gibi bir intiba uyandırmaya çalışıyorlar. Bu konudaki yorumunuz nedir?” sorusu üzerine Başkan Erbaş, şöyle konuştu:

“Çok üzüntü verici bir durum. O kadar ki, kendilerine öteden beri saygı gösterdiğimiz bazı köşe yazarları da, itibar edilmemesi gereken böyle bir çalışmaya, kim yaptı, nasıl yaptı, gerçekten güvenilir mi, hangi ortamda yapıldı? Bizim yaptığımız çalışmalar var, yüzde 78, 80’lik sonuçlar çıkıyor. Peki siz uluorta din görevlilerine adeta hakaret edercesine bunu nasıl yayınlıyorsunuz? Böyle bir şey olabilir mi? Biz halkın içerisindeyiz. Şu ana kadar 25 ilimizi ziyaret ettim. Gittiğimiz yerlerde ekiplerimiz ile birlikte o şehrin tüm kesimlerine dokunabileceğimiz insanları davet ediyoruz. Mikrofonları onlara veriyoruz, Diyanet İşleri Başkanlığından beklentilerinizi lütfen dile getiriniz, diyoruz. 3, 4 saatlik bir toplantı ile o ilimize dokunuyoruz. Muhteşem geri bildirimler alıyoruz. Bizim yapmış olduğumuz bu toplantılarda milletimizin hocalarımıza, imamlarımıza, vaizlerimize, müftülerimize, müezzinlerimize olan güvenin, itimadın ne kadar üst seviyede olduğunu görerek, içinde yaşayarak müşahede ediyoruz. Milletimizin doğumundan vefatına kadar her an yanında olan tek kurum olan bir kurumun mensuplarını böyle yaralamak kimseye bir fayda vermez.”

“FETÖ, DEAŞ, Boko Haram, eş-Şebab gibi terör örgütlerine karşı daha dikkatli olmalıyız”

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Ekim ayı içerisinde İstanbul’da düzenlenen 3. Afrika Müslüman Dini Liderler Zirvesi’yle ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Erbaş, “51 ülkeden 111 kadar misafirimiz katıldı. Zirvede daha çok birbirimizle bir araya gelmeliyiz, işbirliğimizi hem ekonomik hem eğitim noktasında artırmalıyız. FETÖ, DEAŞ, Boko Haram, eş-Şebab gibi terör örgütleri konusunda daha dikkatli olmalıyız, konularını konuştuk. Bu terör örgütlerine o ülkelerde fırsat vermemek için doğru dini bilgi ile gençlerimizi donatmak, özellikle Türkiye'deki ilahiyat fakültelerinde ve uluslararası imam hatip liselerinde daha fazla öğrenciyi eğitme noktasında elimizden gelen gayreti göstereceğimiz hususlarını sonuç bildirgesinde gündeme aldık. Elhamdülillah çok verimli, bereketli bir toplantı oldu” şeklinde konuştu.