10 Mart 2018 Cumartesi

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş üniversite öğrencileriyle bir araya geldi

 

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş üniversite öğrencileriyle bir araya geldi
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş üniversite öğrencileriyle bir araya geldi
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş üniversite öğrencileriyle bir araya geldi
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş üniversite öğrencileriyle bir araya geldi
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş üniversite öğrencileriyle bir araya geldi
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş üniversite öğrencileriyle bir araya geldi
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş üniversite öğrencileriyle bir araya geldi
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş üniversite öğrencileriyle bir araya geldi
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş üniversite öğrencileriyle bir araya geldi
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş üniversite öğrencileriyle bir araya geldi

 

Hakkari’de üniversite öğrencileri ile bir araya gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, geleceğin emanet edileceği gençliğin en önemli varlık ve büyük bir nimet olduğunu söyledi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Hakkari Üniversitesinin çeşitli fakültelerinde eğitim görmekte olan öğrencilerle bir araya geldi.

Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Hakkari İl Müdürlüğünün Konferans Salonu’nda öğrencilere hitap eden Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, geleceğin emanet edileceği gençliğin en önemli varlık ve büyük bir nimet olduğunu söyledi.

“Gençlerin hayatında heyecan, enerji ve ideal olduğuna işaret eden Başkan Erbaş, “Aşk ve heyecan olmadan hiçbir şey olmaz. Aşk, heyecan, samimiyet, bilgi. Bunları birbiriyle yoğurmamız gerekir. İşte o zaman kaliteli insan, nitelikli insan potansiyelimiz artacaktır. Bunun da elde edileceği en önemli yerlerden birisi üniversitedir” dedi.

Konuşmasında Mute’de şehit olan sahabelerden bahseden Başkan Erbaş, şunları söyledi:

"Mute kahramanları diyoruz ya. Aslında orada 3 bin kişi var Mute'de. Başlarında 3 komutan var. Cafer Bin Ebi Talib, Hz. Ali'nin ağabeyi, Zeyd Bin Harise, Abdullah Bin Revaha. Üçü de Mute'de şehit oldu. Sancağı biri ötekine, öteki ötekine verdi ve sancağı yere düşürmeden savaşı kazandılar. Niye Mute'ye gitti bu gençler? Orada Müslümanlar vardı da o Müslümanları zulümden kurtarmak için değil, orada zulme uğrayan insanlar vardı, o insanları zulümden kurtarmak için gittiler. İslam tarihinde bu metod hep uygulanmıştır. Onun için gönüller fethedilmiştir. "

"Terör örgütleri masum insanları öldürüyor"

Zeytin Dalı Harekatı'na değinen Başkan Erbaş, "Şimdi bizim ordumuz sınır ötesinde harekatlar yapıyor. Neden? Çünkü zulüm var orada. Teröristler zulüm yapıyorlar. Çoluk çocuk demeden, masum insan demeden öldürüyorlar. Terörist, bazen bakıyorsunuz onun başında İslam kelimesini de görüyorsunuz ama bir camiye giriyor, caminin içinde namaz kılarken insanları öldürüyor. Nasıl Müslüman bunlar, caminin içinde namaz kılan insanları öldüren Müslüman olabilir mi? Olamaz. Öbür taraftan bakıyorsunuz başka yerlerde, başka isimlerde terör örgütleri masum insanları öldürüyor” diye konuştu.

“Mezhepler bizim zenginliğimizdir”

İslam dünyasında mezhep savaşları çıkartılmaya çalışıldığına vurgu yapan Başkan Erbaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sömürgeciler tarafından 100 sene önce İslam dünyası etnik kökenleri ile ayrıştırıldı. Bir devletten 50 küsur devlet çıkarıldı. O da yetmedi şimdi farklı mezhep mensupları da birbirini öldürsün diye planlar yapıyorlar. Bunlara karşı uyanık olmamız lazım. İslam'da mezhepler bizim zenginliğimizdir. Hangi mezhepten olursa olsun. Ben Hanefiyim ama bugün Şafi üzere cuma namazı kıldık ve kıldırdım. Şafi de benim, Hanefi de benim, Maliki de benim, Hanbeli de benim. Bizi birbirimize düşürmeye çalışan insanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Kavga çıkartmak isteyenlere, plan yapanlara, çeşitli projeler üretenlere, bizi 40-50 parçaya bölüp de o 40-50 parçayı da kendi arasında mezhepçilik kışkırtmalarıyla bölmeye çalışanlara karşı uyanık olacağız."

Hakkari Üniversitesi Rektörlüğü ziyareti

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş ayrıca Başbakan Başdanışmanı Adnan İnanç, beraberlerindeki heyetle, Hakkari Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Pakiş'i ziyaret etti.