4 Ekim 2019 Cuma

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti

 

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti

 

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Bursa Ulu Camii’nde hutbe irad etti, Cuma namazı kıldırdı.

Muhterem Müslümanlar!

İbretle baktığımızda görürüz ki, küçük bir karıncadan, yörüngesinde akıp giden devasa gezegenlere kadar etrafımızdaki bütün varlıklar Cenâb-ı Hakk’ın eseridir. Rabbimiz, eşsiz gücü ve benzersiz sanatıyla kâinatta bin bir çeşit canlı yaratmıştır. Bunların her biri bir nimettir ve her nimet emanettir. Okuduğum ayet-i kerimede, Rabbimiz bu hakikati şöyle ifade buyurmaktadır: “Allah, göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından bir nimet olarak sizin hizmetinize vermiştir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.”

Kardeşlerim!

Varlığa değer biçen Allah’tır. Cenâb-ı Hak, mahlûkatı anlamsız ve boş yere yaratmamış; “Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık” buyurmuştur. Kâinat, her zerresi ayrı bir anlam taşıyan, dengeli ve muhteşem bir bütündür. Hayat bulduğumuz bu dünyada her bir varlığın ayrı bir gayesi ve değeri vardır.

Değerli Müslümanlar!

Allah, kendi zatından uzak ve bağımsız bir evren var etmemiştir. Bütün varlıklar Allah’ı anlatır; O'nun mülküdür. Varlık âleminin kontrolü O’na aittir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz bu gerçeği şöyle ifade buyurmaktadır: “Göklerde ve yerde bulunanlar, her şeyi ondan talep eder. O, her an yaratma halindedir. O halde, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?”

Kardeşlerim!

Şu halde, çevremize karşı olan sorumluluğumuz, Rabbimizin eserine ve mülküne olan saygımızın gereğidir. Allah’ın koyduğu kanunlara aykırı davranarak tabiata zarar vermek ise, Cenâb-ı Hakk’a karşı sorumluluğumuzu ihmal etmek, yerine getirmemek demektir.

Bizler, bir dağa bile muhabbet nazarıyla bakan, “Uhud bizi sever, biz de onu severiz” buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz. “Birinizin elinde bir fidan varken kıyamet kopuyor olsa bile derhâl onu diksin!” buyuran Sevgili Peygamberimizi rehber edinmeliyiz. Bütün hayvanların haklarını gözetmeleri hususunda ashabını sürekli uyaran Peygamberimizi her daim örnek almalıyız.

Kardeşlerim!

Bir taraftan tonlarca ekmeğin çöpe atıldığı diğer taraftan açlık sebebiyle birçok insanın hayatını kaybettiği acı bir çağı yaşıyoruz. Ne yazıktır ki günümüzde dünyevî hırslarının esiri olan insanoğlu, çevresiyle dostça, adil ve insaflı bir ilişki kuramadı. Bütün canlılara nefes kaynağı olan ormanları yaktı, karnımızı doyurduğumuz toprakları çölleştirdi, suya kandığımız nehirleri kirletti.

Medeniyetimizde bir ekmek kırıntısının dahi yere atılması hoş karşılanmazken tonlarca gıdanın çöpe atılmasına daha ne kadar rıza göstereceğiz? Geri dönüşüm imkânı olan atıkları, umursamaz bir tavırla çöp tenekelerine daha ne kadar hapsedeceğiz?

Oysa çevremize sevgi ve şefkatle davrandığımız ölçüde bizler de huzur ve sağlık içinde yaşayacağız. Aksi halde zarar görecek olan sadece tabiat değil, bizatihi bizler olacağız, insanlık olacak. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de insanoğlu şöyle uyarılmaktadır: “İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah, hata ve yanlışlarından vazgeçsinler diye işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.”

Aziz Kardeşlerim!

Bizler, engin bir merhamet sahibi olan Allah’ın yeryüzündeki halifeleriyiz. Halife olmak, sorumluluğun adıdır; yeryüzünün efendisi değil, hizmetçisi, koruyucusu olmaktır. Halife olmak, yeryüzünü Allah’ın rızasına uygun bir şekilde kullanmaktır. İfsat etmemek, zarar vermemektir.

O halde, yaratan ve yöneten Rabbimizin bizlere emaneti olan çevremize karşı duyarlı olalım. Gün gelip emanetin sahibi olan Rabbimize hesap vereceğimizi aklımızdan hiçbir an çıkarmayalım. Yeryüzünün sadece insanların değil, bütün canlıların hayat alanı olduğunu bilerek yaşayalım.

Hutbemi bitirirken bir hususu hatırlatmak, sizlerle paylaşmak istiyorum. Kardeşlerim, önümüzdeki Pazar günü, sabah namazından itibaren Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle bütün camilerimizde siz kıymetli cemaatimizle birlikte sabah namazını kıldıktan sonra fidan dikimi gerçekleştireceğiz inşallah. Sizleri ailenizle, çocuklarınızla birlikte bu hayırlı faaliyete katılmaya davet ediyorum. Bir kez daha, Efendimiz aleyhissalatu vesselamın hadis-i şerifini hatırlatarak hutbemi tamamlıyorum; “Yarın kıyametin kopacağını bilseniz dahi elinizdeki fidanı dikiniz.”