26/رمضان/1443

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı tanıttı

 

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı tanıttı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı tanıttı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı tanıttı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı tanıttı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı tanıttı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı tanıttı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı tanıttı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı tanıttı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı tanıttı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı tanıttı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı tanıttı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı tanıttı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı tanıttı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı tanıttı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı tanıttı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı tanıttı
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı tanıttı

 

İstanbul Mushafı Takdim ve Tanıtım Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Programa Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş da katıldı

İstanbul Mushafı Takdim ve Tanıtım Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Programa Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş da katıldı.

Büyük Çamlıca Camii Konferans Salonu’nda düzenlenen tanıtım programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcıların Ramazan-ı şerifini ve bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen Kadir Gecesi’ni tebrik etti.

İstanbul Mushafı eserinin, İslam Medeniyetinde bu alanda ekol haline gelmiş, 10 farklı dönemin yeniden yorumlanmasıyla hazırlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-İslam sanatının en güzide eserlerinden biri olarak tarihteki yerini alacağına inandığı İstanbul Mushafı’nı hazırlayan hattat Hüseyin Kutlu’yu tebrik etti.

İstanbul’un, ecdadın alimlere ve sanatkarlara gösterdiği ilgi, sağladığı itibar, verdiği destek sayesinde asırlar boyunca Doğu’dan ve Batı’dan gelen pek çok ilim ve sanat erbabına ev sahipliği yaptığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle hat sanatının İslam dünyasındaki tüm güzide isimlerinin, İstanbul’a göç ederek faaliyetlerini burada sürdürdüğünü aktardı.

“İslam ve Türk coğrafyalarının kültür, sanat, edebiyat merkezi olan İstanbul bu alanlarda dünyaya yön veriyor”

Fatih Sultan Mehmet Han’dan günümüze, İslam ve Türk coğrafyalarının kültür, sanat, edebiyat merkezi olan İstanbul’un bu alanlarda dünyaya da yön verdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Şam’da, Bağdat’ta, Tebriz’de, İsfahan’da ve diğer pek çok yerde tomurcuklanan İslam sanatları İstanbul’da yeni bir terkibe bürünerek en güzel hallerini almışlardır. Şeyh Hamdullah, Hafız Osman, Karahisari, Kazasker Mustafa İzzet Efendi, Mustafa Rakım Efendi gibi sanatkarlar büyük emek ve vakit harcayarak Mushaf-ı Şerif geleneğini ortak değerler etrafında İstanbul’da yeni bir biçime kavuşturmuşlardır. Nitekim ‘Kur’an-ı Kerim Hicaz’da nazil oldu, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı’ sözü, işte bu geleneğin ulaştığı seviyeyi ifade eder. Hamdolsun asırlar boyunca bu çizgi kırılmadan, kesintiye uğramadan, bozulmadan günümüze kadar gelmiştir.

Hayatımızın her alanını ama özellikle de geleneği olan sanatlarımızı yozlaşmaya karşı korumak mecburiyetindeyiz. Hele hele konu Kur’an-ı Kerim ise burada asla riya, kibir, harcıalemlik söz konusu olamaz. İstanbul’un hat sanatının merkezi olmayı sürdürmesi, medeniyetimizin bu alandaki gücünü, tarihimizin devamlılığını, geleceğimizin aydınlığını göstermektedir. Maziden atiye kurduğumuz köprünün en güçlü ayaklarından biri olan yazı sanatımızın bugünkü temsilcilerini saygıyla selamlıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kur’an-ı Kerim’in ilk emrinin “Oku” ayeti, onu takip eden ikinci hatırlatmasının “Yaz” telkini olduğunu belirterek, “Rabb’imizin biz kullarına okumayı ve kalemle yazmayı öğretmesinin elbette bir sebebi vardır. Her iki emir insana, bilmediğini öğretendir. Hükmüyle bütünleşerek bizlere varlığın, ilmin ve hikmetin kayağını işaret eder. Bizim medeniyetimizde ve kültürümüzde içeriğinden bağımsız olarak bizatihi yazının kendisi öylesine kıymetlidir ki büyüklerimizin üzerinde yazı bulunan herhangi bir kağıdın bile ayaklar altında kalmasına rıza göstermediklerini hatırlıyoruz.” dedi.

Tarihin, farklı medeniyetlerin yükselişine ve düşüşüne şahitlik ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın son birkaç asrına Avrupa ve Amerika merkezli Batı medeniyetinin damga vurduğunu söylemenin yanlış olmayacağını, bu sürecin elbette kölelikten katliamlara, sömürüden istismara kadar uzanan boyutları olduğunu ifade etti.

“Dünya yeniden ırkçılığın, İslam düşmanlığının yükselişe geçtiği bir döneme girdi”

Batı medeniyetinin dünyayı sanatı, kültürü, sineması, dizisi, müziği, resmi ve sporuyla yani modern tabirle “yumuşak güç” unsurları denen içerik üretimiyle istila ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tabii burada teknolojinin bizatihi kendisiyle muhteviyatının ayrımını iyi yapmak gerekiyor. Mesela interneti, sosyal medyayı ve benzeri uygulamaları kullanmak herkesin hakkıdır. Herkese kolaylık sağlar. Şayet bu teknolojik imkanın içeriğini siz üretmiyor, dilini ve mesajlarını siz yönetmiyorsanız, hak ve kolaylık olarak gördüğünüz şey kısa sürede sizi gönüllü şekilde esir alan bir silaha dönüşür. Benzer örnekleri tüm medya mecraları, tüm iletişim araçları için vermek mümkündür. Bu mecraların yeni bir faşizm dalgasının araçları haline dönüşmeye başlaması, dünyayı ve insanlığı hızla geçmiştekilerden çok daha güçlü bir tehdidin kucağına doğru itmektedir. Geçmişte yaşanan acılardan, felaketlerden, zulümlerden yeterince ibret alınmamış olacak ki dünya yeniden ırkçılığın, İslam düşmanlığının, ötekileştirmenin yükselişe geçtiği bir döneme girdi. Avrupa ülkelerindeki seçimlerde ırkçı partilerin iktidara ortak olma hatta tek başına iktidara gelme seviyesinde desteklere ulaşmaları, üzüntü ve kaygı verici bir tablodur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müslümanlar olarak bu kötü gelişmelere karşı en büyük gücümüz, en büyük imkanımız hiç şüphesiz inancımızdır, imanımızdır. Onunla birlikte birliğimiz ve beraberliğimizdir. Bunun yanında medeniyetimizin zengin birikimini ihya etme kabiliyetimizi harekete geçirerek, maruz kaldığımız ön yargıların, ithamların, dayatmaların hatta saldırıların üstesinden gelebileceğimize inanıyorum. Elbette yüzümüze tokat atana, ayağımıza çelme takana, canımıza kastedene, haysiyetimize saldırana eyvallah edecek değiliz. Devletimizi güçlendirerek, ekonomimizi geliştirerek, siyasi ve sosyal birliğimizi tahkim ederek mücadelemizi sürdüreceğiz. Bunu yaparken asıl mesafe katetmemiz gereken yumuşak güç alanlarını; sanatı, kültürü, edebiyatı, akademiyi, medyayı, sporu ihmal etmeyeceğiz. En az diğer hususlar kadar bu alanlara da ihtimam göstereceğiz.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mushafı’nı da medeniyetin bu alandaki inkişafının yeni bir işareti, sembolü olarak gördüğünü dile getirerek, “Osmanlı'dan sonra Cumhuriyet tarihinde ilk olması en büyük mefahirimizdir. İnşallah bunun tabii devamı gelmeli.” dedi.

Hüseyin Kutlu’ya emeği, gayreti ve eseri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Leyle-i Kadr’in tüm alemi İslam’ın birliğine, beraberliğine vesile olmasını diliyorum. Rabb’imden bizleri ramazan-ı şerife kavuşturduğu gibi inşallah pazartesi günü de Ramazan Bayramı’yla müşerref kılmasını niyaz ediyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Kur’an, hem lafzıyla hem hattıyla korunarak bugüne gelmiştir”

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ise konuşmasında Allah’ın Kur’an-ı Kerim’i “el-Kitap” olarak isimlendirdiğini belirterek, “Kur’an, ilahi bir hitap olduğu kadar mübarek bir kitaptır. Zira Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, inen her vahyi, bütün saffetiyle korunması için ashap arasından seçip görevlendirdiği vahiy kâtiplerine yazdırdığını biliyoruz. Allah Rasulü (s.a.s), bununla da yetinmeyip aynı zamanda inen her ayetin ezberlenmesini de emir buyurmuştur. Dolayısıyla Kur’an, hem lafzıyla hem hattıyla korunarak bugüne gelmiş ve kıyamete kadar da devam edecek bir kitaptır.” dedi.

“Kur’an-ı Kerim, insanı medeni ve erdemli kılan bütün değerlerin temel kaynağıdır.”

Kur’an-ı Kerim’in, mesaj ve ilkeleriyle de çağlara rehberlik ettiğini ifaden eden Başkan Erbaş, “Rabbimiz ayet-i kerimede; “Gerçekten bu Kur’an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü’minler için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.” buyuruyor. Kur’an-ı Kerim, insanı medeni ve erdemli kılan bütün değerlerin temel kaynağıdır. Âlemin yaratılışından insanın varoluşuna, tevhitten adalete, nübüvvetten ahirete, ibadetten ahlaka varıncaya kadar aklın ve kalbin ilgi alanına giren her konuda insana rehberlik etmektedir.” açıklamalarında bulundu.

“Yaratılıştan bu yana insana kalemi, kelamı ve beyanı öğreten Yüce Allah, Kur’an ile onu ilmin, irfanın, hikmetin ve sanatın zirvesine taşımıştır.” diyen Başkan Erbaş, “Bu sebeple akl-ı selim ve zevk-i selim sahibi her insan, Kur’an’ın tilavetinden haz alır, kitabetine hayranlık duyar ve rehberliğiyle hak ile batılı, doğru ile yanlışı, güzel ile çirkini, faydalı ile zararlıyı birbirinden ayırma imkânı bulur.” diye konuştu.

Başkan Erbaş, “İslam Medeniyetinin ve eşsiz sanatının birikimi ışığında hazırlanmış olan bu eser, Kur’an-ı Kerim’e karşı beslediğimiz derin saygının ve engin muhabbetin bir ürünüdür. Bu eseri ayrıcalıklı kılan en önemli özellik, büyük bir el emeğinin, göz nurunun, özverinin ve uzun soluklu kolektif bir çalışmanın neticesinde meydana getirilmiş olmasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul Mushafı eserinin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür eden Başkan Erbaş, “Bu kıymetli çalışmayı, Kur’an’a olan muhabbetimizin bir sonucu olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum. Hattını ve metnini tezyin ettiğimiz yüce kitabımızın mesajlarıyla hayatımızı tezyin etmesini temenni ediyor; bu çalışmaların aklımızı, kalbimizi imar ederek kendimizi yeniden inşa etme gaye ve gayretimize katkı sağlamasını yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.” şeklinde konuştu.

Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan da katıldı.