Friday, September 16, 2022

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Japonya’da hutbe irad etti

 

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Japonya’da hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Japonya’da hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Japonya’da hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Japonya’da hutbe irad etti
  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Japonya’da hutbe irad etti

 

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Japonya Tokyo Camii’nde ‘İslam: Barış ve Esenlik Dini’ başlıklı hutbe irad etti, ardından Cuma namazı kıldırdı

“Bizleri yoktan var eden, varlığından haberdar eden, barış ve esenlik dini İslam ile şereflendiren, Cuma gününün manevi ikliminde Tokyo Camii’nde buluşturan Yüce Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun.

Hz. Adem’den Hz. İbrahim’e, Hz. Musa’dan Hz. İsa’ya Allah’ın tüm kutlu elçilerine ve alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya salat ve selam olsun. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi, şefkat ve inayeti üzerimize olsun. Cumamız mübarek olsun.

Aziz Müminler!

Cenâb-ı Hak, ayet-i kerimesinde şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Hepiniz topluca barış ve huzur iklimine girin. Müslümanlığı hakkıyla yaşayın. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.”

Allah Resûlü (s.a.s) bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: “Allah, merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse, sizler yeryüzündekilere karşı merhametli olun ki, Allah da size rahmet etsin.”

Kardeşlerim!

Yüce dinimiz İslam; adalet ve rahmet, şefkat ve merhamet dinidir. İslam; esenlik ve selamet, huzur ve güven dinidir. İlim ve hikmet, irfan ve medeniyet dinidir. Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle İslam, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkaran, onlara iyilik yollarını gösteren dosdoğru yoldur. İslam, dünya ve ahirette kurtuluşa ileten kutlu bir davettir. İslam, her ruhun aradığı huzuru sunan, her gönlün arzuladığı mutluluğu veren hayat dinidir.

Kıymetli Müslümanlar!

Allah’ın güzel isimlerinden birisi de “es-Selâm”dır. Müslüman, Rabbimizin “Selam” isminin dünyadaki temsilcisidir. Zira o, her daim barışın yanında olan, etrafına güven yayan, yeryüzünün huzuruna katkı sunan iyilik elçisidir. Peygamber Efendimizin (s.a.s) buyurduğu üzere, “Mümin, insanların can ve mal hususunda güvendiği kişidir. Müslüman, elinden ve dilinden insanlara zarar gelmeyendir.”

Değerli Kardeşlerim!

Yüce dinimiz İslam’a göre, ırkı, rengi, inancı, coğrafyası ne olursa olsun, tüm insanların canı, aklı, inancı, malı ve nesli dokunulmazdır.

Sevgili Peygamberimiz, İslam’ın evrensel ilkelerini yeryüzüne ilan ettiği Veda Hutbesi’nde; “Ey insanlar, biliniz ki Rabbiniz birdir, atanız da birdir. Bütün insanlar Âdem’den gelmiş, Âdem ise topraktan yaratılmıştır. Beyazın siyaha, siyahın da beyaza hiçbir üstünlüğü yoktur. Allah katında üstünlük ancak takva iledir.” buyurmaktadır.

Aziz Müslümanlar!

Takva ise, güzel ahlaktır, sorumluluk bilincidir, Allah’ın emirlerine gönülden bağlılıktır.
Dinimiz bizlere yaşadığımız toplumun bütün fertleriyle iyilik ve adalet esasına dayalı ilişkiler kurmamızı emreder. Barış ve esenlik içinde yaşamamızı tavsiye eder.

Değerli Kardeşlerim!

İslam, yeryüzünde İslam egemen olsun diye bütün Peygamberlerin aracılığı ile tüm toplumları yönlendiren dinin adıdır. İslam, insanlığın barış ve huzurunu sağlayacak en büyük nimettir. Peygamber Efendimize (s.a.s.) gelen son ayette; “Bugün dininize kemale erdirdim. Üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Size din olarak İslam’ı seçtim.” buyurarak, bu hakikati tüm insanlığa anlatmaktadır.

Aziz Kardeşlerim!

Bugün Müslümanlar olarak bize düşen, tüm imkanlarımızla barış ve iyilik yolunda çalışmaktır. “İyilikte ve takvada yardımlaşınız. Kötülükte, günahta ve düşmanlıkta yardımlaşmayınız.” şeklindeki Rabbimizin ikazı unutulmamalıdır. Bulunduğumuz her yerde güven ve huzura katkıda bulunmak en önemli görevlerimizdendir. İnsanın beden ve ruh sağlığını bozacak kötülüklere karşı mücadele etmektir.

Bize düşen, İslam’ın emirlerine riayet etmek, tavsiyelerine hakkıyla uymaktır. İslam’ın yüce değerlerini ve güzelliklerini hayatımıza aktarmak, böylelikle İslam’ı en güzel şekilde temsil etmektir. Unutmayalım ki güzel bir söz ve davranışımızdan dolayı bir insanın İslam ile tanışması dünyadan ve dünyalıklardan daha hayırlıdır.

Hutbemi bitirirken, bize görevlerimizi kolaylaştırmasını, bizi başarıya ulaştırmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Bu vesileyle, bugün 132. yıldönümünü idrak ettiğimiz elim bir kaza sonucunda vefat eden Ertuğrul Firkateyni şehitlerimize, gazilerimize ve vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun.”