Bu gece, içinde nice hikmetler barındıran miraç hadisesinin sene-i devriyesini idrak edeceğiz. Bu mübarek gecenin şimdiden ülkemiz, milletimiz, âlem-i İslam ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.
Miraç, Resul-i Ekrem Efendimizin (s.a.s.) Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya götürüldüğü, oradan da semaya yükseltilerek kendisine Yüce Allah’ın sonsuz kudretinin tezahürlerinin gösterildiği mucizevî bir yolculuktur.
Mekke’de müminlere her türlü zulmün reva görüldüğü, Müslümanlara hayat hakkı tanınmadığı, Peygamber Efendimizin (s.a.s.) eşi Hz. Hatice’nin ve amcası Ebu Talib’in vefat ettiği, baskı, boykot ve işkenceler sebebiyle inananların derin acılar yaşadığı bir dönemde, Allah’ın kudretinin bir tecellisi olarak gerçekleşen miraç mucizesi, müminler için büyük bir teselli vesilesi olmuştur. Yüce Allah bu büyük mucizeyle hem Resulünü teyit etmiş hem de baskılardan bunalan mümin gönüllere inşirah vermiştir. Bu açıdan miraç, bütün olumsuzluklara, sıkıntılara ve zorluklara rağmen iman ve istikamet üzere sebat edenlerin asla yalnız ve yardımsız bırakılmayacağının bir nişanesidir. Tevhit ve hakikat yolundaki tüm zorluklara göğüs gererek sabırla yola revan olanların hiç ummadıkları bir anda nice ilahi lütuflara mazhar olacağının bir göstergesidir.
Miraç gecesi bizlere Rabbimizin sonsuz kudretini, sınırsız merhametini ve engin mağfiretini hatırlatır. Bilmeliyiz ki bizi dünyaya bağlayan nefsi arzulardan korunmanın, ruhlarımızı yoran günah kirlerinden arınmanın ve manevi olarak yücelmenin yolu, miracın ifade ettiği o derin manayı kavramaktan geçmektedir. Bu sebeple Müslümanlar olarak bu mübarek gecede ellerimizi Rabbimize açarak sabırla ve namazla O’ndan yardım dileyelim. Günahlarımızın affı için tövbe ve istiğfar edelim. Geçmişimizin muhasebesini yaparak bundan böyle Rabbimizin razı olacağı nezih bir hayat yaşamanın azmini ve kararlılığını kuşanalım.
Diğer yandan miraç gecesi bizlere bu büyük mucizeye mekân olan Mescid-i Aksa’yı ve onu bağrında barındıran Kudüs’ü hatırlatır. Bu bağlamda Kudüs’ü ve Mescid-i Aksa’yı, tarihî ve manevî değerleriyle birlikte doğru anlamak, nesillerimizin zihin ve gönüllerini bu mirasa en güzel şekilde sahip çıkacak bir hassasiyetle donatmak hepimizin öncelikli görevi olmalıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin Miraç Gecesi’ni tebrik ediyorum. Bu mübarek gecenin, başta Kudüs ve Filistin olmak üzere, zulüm altında yaşayan tüm bilâd-ı İslam’ın ve insanlığın kurtuluşuna vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.
Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ
Diyanet İşleri Başkanı