
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen iftarda dini azınlık temsilcileri ile bir araya geldi. İftar programına Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş da katıldı.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde dini azınlık temsilcileri ile iftar programında bir araya geldi.
Programda konuşan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, ramazanın manevi atmosferini teneffüs ettikleri bu anlamlı iftar sofrasında davetlilerle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Ramazanın gönülden gönüle köprülerin kurulduğu, paylaşmanın ve dayanışmanın arttığı, kardeşliğin güçlendiği müstesna bir zaman dilimi olduğunu belirten Cumhurbaşkanımız Erdoğan, "Savaşların, çatışmaların, ayrışmaların, acıların, zulümlerin, insanlığın gündemini belirlediği günümüzde burada verilen birlik, beraberlik ve dayanışma görüntüsünün çok anlamlı olduğuna inanıyorum." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Anadolu topraklarının, medeniyetlerin buluştuğu, farklı inançların kaynaştığı, aynı sokakta yer alan camilerin, kiliselerin, sinagogların birbirine yakıştığı bir coğrafya olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:
"Bu akşam da aynı sofranın etrafında Rum Ortodoks, Ermeni, Musevi, Süryani, Katolik ve farklı cemaatlerin kıymetli temsilcileri buluşuyor. Davetimize icabet ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Burada şunu özellikle ifade etmek istiyorum, sizler sadece kendi cemaatlerinizin değil aynı zamanda Türkiye'nin çok kültürlü ve çok inançlı toplumsal yapısının da temsilcilerisiniz. Bu toprakların mayasında birlikte yaşama kültürü vardır. Bu toprakların ruhunda karşılıklı saygı vardır. Bu toprakların hafızasında kardeşlik vardır. Yunus Emre bunu o arı, duru Türkçesiyle şöyle ifade ediyor, 'Dört kitabın manasını okudum. Ezber ettim, aşka gelince gördüm bir uzun heceymiş.' Meselenin özü, özeti, esası işte budur. Mesele yaratılanı yaratandan ötürü sevebilmektir. Allah'ın yarattığı insanları kategorilere ayırmak, ırkçılık yapmak, mezhep ve meşrebine göre ötekileştirmek kimsenin haddi de hakkı da değildir."
Gerçekler apaçık ortadayken zaman zaman bazı uluslararası çevrelerin dini özgürlükler konusunda Türkiye'yi haksızca eleştirdiğini aktaran Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şöyle devam etti:
"Türkiye karşıtlığını siyasetlerinin merkezine yerleştirenlerin söylediklerinin bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur. Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği, cemaatlerin kendi kurumlarını yaşatabildiği ve karşılıklı saygının hakim olduğu örnek bir ülkedir. Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Fransuva'nın Türkiye'yi ziyareti sırasında yaşananlar bunun önemli bir göstergesidir. Gerek İznik'teki dua programı gerekse İstanbul'da gerçekleştirilen ayin, devletimizin sağladığı imkanlar sayesinde icra edilmiştir."
"İslam düşmanlığı hem insanlarımızı hem de bir arada yaşama kültürünü açıkça tehdit ediyor"
Cumhurbaşkanımız Erdoğan, bugün dünyanın maalesef ayrımcılık, nefret söylemi ve ötekileştirme gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Özellikle son yıllarda tırmanan İslam düşmanlığı hem bizim insanlarımızı hem de bir arada yaşama kültürünü açıkça tehdit ediyor. Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşıyız. Bunun da mücadelesini içeride ve dışarıda kararlılıkla veriyoruz. Aynı şekilde cami, kilise, havra demeden bombalayan ibadethanelere dahi saygısı olmayan DEAŞ vari karanlık yapılara da müsamahamız yoktur. Hep söylediğim gibi İslam düşmanlığı nasıl bir insanlık suçuysa antisemitizm de suçtur, makul ve meşru görülemez bir kötülüktür. Bizim hedefimiz açıktır. Bu topraklarda yaşayan herkesin kendini eşit, özgür ve güvende hissettiği bir Türkiye'yi hep birlikte inşa ettik, inşa edeceğiz inşallah."
Bu akşamki iftar sofrasını bu arzularının bir nişanesi olarak gördüğünü ifade eden Cumhurbaşkanımız Erdoğan, davete icabet eden dini azınlık temsilcilerine teşekkür etti, ramazanın ülkeye, millete ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini diledi.
İftara 21 azınlık cemaati temsilcisi katıldı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurul Üyesi Aram Kuran, Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu ve AK Parti MKYK Üyesi Sevan Sıvacıoğlu ve Kosovalı Hafız Egzon İbrahimi'nin de hazır bulunduğu iftar programına şu isimler katıldı:
"Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, Türkiye Musevileri Hahambaşı David Sevi, Süryani Metropoliti Yusuf Çetin, Papa Türkiye Dini Temsilcisi/Latin Katolik Metropoliti Massi Milano, Arkepiskopos İzmir Metropoliti Monsenyör Martin Kmetec, Türkiye Süryani Katolik Metropoliti Orhan Çanlı, Türkiye Ermeni Katolik Cemaati Ruhani Reisi Vartan Kerabaydzar Kirakos Kazancıyan, Kadıköy Metropoliti Emanuel Adamakis, Hatay Katolik Anadolu Havarisi Vekili Antuan Ilgıt, Mardin Süryani Metropoliti Mor Timotheos Samuel, Keldani Kilisesi Başepiskoposu Sabri Anar, Ermeni Vakıflar Birliği Platformu Başkanı Bedros Şirinoğlu, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Başkanı Konstantin Yuvanidis, Türk Musevi Toplumu Başkanı Erol Kohen, Yahudi Cemaati Başkanı İsak İbrahimzadeh, Süryani Vakfı Başkanı Kenan Gürdal, Mor Gabriel Vakfı Başkanı Kuryakus Ergun, Kadıköy Rum Vakfı Başkan Vekili Lena Kaçi Açık, Ermeni Katolik Vakfı Başkanı Antuan Sultanoğlu ve Süryani Katolik Vakfı Başkanı Münir Üçkardeş."