Bugün Peygamber Efendimizin Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye hicretini esas alan Hicrî Takvim’in 1448’inci sene-i devriyesidir.
Yeni hicrî yılın, milletimiz ve âlem-i İslam için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
İdrak ettiğimiz bu günler, bir yeni yıl başlangıcı olmanın ötesinde İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan hicret hadisesini bizlere hatırlatır. Hicret, esaretin zincirlerini kırarak hürriyete yürüyüşün, cehaletin karanlığını yırtarak aydınlığa çıkışın ve kula kulluk zilletinden yalnızca Allah’a kul olmanın izzetine yönelişin sembolüdür.
Peygamber Efendimiz ve onun kutlu davasına gönül verenler, Mekke’de kendilerine uygulanan her türlü insanlık dışı muameleye sarsılmaz bir iman ve asil bir tavırla karşı durmuş; inançlarını her şeyin üstünde tutarak mukaddes davaları uğruna dünyevî bütün varlıklarından vazgeçebilecek eşsiz bir irade ortaya koymuşlardır. Nihayetinde Allah’ın izni ve inayetiyle Medine’ye hicret eden Müslümanlar, orada vahyin ve sünnetin rehberliğinde iyilik, adalet ve merhamet üzerine kurulu bir medeniyetin temellerini atmışlardır. Coğrafyaları ve çağları aşan hayat tasavvuruyla bu medeniyet, büyük bir inkişafın öncüsü olmuş, tarihin seyrini ve insanlığın talihini değiştirmiştir.
1448’inci sene-i devriyesinde yeniden yâd ettiğimiz bu mühim hadise, bizleri kendi iç dünyamızda iyiliğe doğru asil adımlarla her dem hicret etmeye davet etmekte ve yeryüzünü kuşatan her türlü kötülükle mücadelede bizlere azim ve kararlılık aşılamaktadır.
Bu vesileyle aziz milletimizin ve tüm Müslümanların hicrî yeni yılını tebrik ediyor; gelecek günlerin İslam beldelerinde huzura ve barışa vesile olmasını Cenabı Hak’tan niyaz ediyorum.
Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ
Diyanet İşleri Başkanı