Paylaş Facebook Facebook Facebook
29 Ağustos 2025 Cuma

“Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”

 

  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”
  • “Bir avuç azgın topluluk, tüm dünyayı felakete sürüklüyor”

 

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, "Bu alçakça saldırı ve soykırım karşısında bazı dünya devletleri adeta siyonist işgalci tarafından esir alınmışçasına doğrudan ya da dolaylı olarak katillere, soykırımcılara destek oluyor. Bir avuç azgın ve sapkın topluluk tüm dünyayı topyekun bir felakete sürüklüyor.” dedi.

Dünya Müslüman Alimler Birliği ve Türkiye'deki İslam Alimleri Vakfı işbirliğinde düzenlenen, 50 ülkeden 150 İslam aliminin katıldığı "İslami ve İnsani Bir Sorumluluk: Gazze" konferansı sona erdi. Konferansın sonuç bildirgesi Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin önünde Cuma namazının ardından kamuoyu ile paylaşıldı.

Bildirinin açıklanmasının öncesinde konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Filistin’deki işgalci Siyonist rejimin, kirli emelleri uğruna Gazze’de tam anlamıyla bir soykırım gerçekleştirdiğine dikkati çekerek, “Bu alçakça saldırı ve soykırım karşısında bazı dünya devletleri adeta siyonist işgalci tarafından esir alınmışçasına doğrudan ya da dolaylı olarak katillere, soykırımcılara destek oluyor. Bir avuç azgın ve sapkın topluluk tüm dünyayı topyekun bir felakete sürüklüyor.” dedi.

Gazze’nin cesur ve onurlu halkının siyonist işgalcilere karşı büyük bir direniş sergilediğini belirten Başkan Erbaş, “Onların bu asil mücadelesini her bakımdan desteklemek ve soykırımı durdurmak için mücadele etmek dini, ırkı, mezhebi, kültürü ne olursa olsun her insan için bir vicdan ve ahlak meselesidir. Her devlet için hukuk ve meşruiyet meselesidir. Her Müslüman için bir iman ve kulluk meselesidir.” diye konuştu.

Başkan Erbaş, “Bizim inancımızda zulüm ve haksızlığa duyarsız kalmak, zalimlere ve hainlere ses çıkarmamak, doğrudan ya da dolaylı şekilde zalimlere, işgalcilere, katillere destek olmak, onların destekçilerine destek olmak haramdır, yasaktır. Bu yüzden herkesin yapabileceği bir şey var.” ifadelerini kullandı.

“Milletimiz asırlar boyu mazlumun yanında zalimin karşısında yer almıştır”

Ulusal ve uluslararası boyutta işgalci siyonistlerin mallarını boykot etmeye devam edilmesi gerektiğini aktaran Başkan Erbaş, “Milletimiz asırlar boyu mazlumun yanında zalimin karşısında yer almıştır. Tarihimiz bunun örnekleriyle doludur. Allah'ın inayetiyle zalimler kirli emellerine asla ulaşamayacaktır. Yeter ki bütün Müslümanlar bütün vicdanlı insanlar bir olsun beraber olsun. İşte o zaman zalimler mazlum yüreklerin karşısında hüsrana uğrayacaktır inşallah. Bu zulme sessiz kalan da maşeri vicdanda mahkum olacaktır. Hesap gününde pişman olacaklardır.” şeklinde konuştu.

Sonuç Bildirgesi

Sonuç bildirgesinin metnini Arapça haliyle Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Ali Muhyiddin el-Karadaği, Türkçe haliyle ise İslam Alimleri Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu okudu.

"İslami ve İnsani Bir Sorumluluk: Gazze" konferansının 13 maddelik sonuç bildirgesinin tam metni şöyle:

“Konferansa katılan alimler olarak, direnişin silahsızlandırılmasına kesinlikle karşı çıkıyoruz. Filistin halkının meşru hakkı olan direnişten vazgeçirilmesine yönelik tüm çağrıları kesin bir dille reddediyoruz; Filistin halkının siyonist işgale karşı, silahlı direniş dahil olmak üzere, tüm meşru direniş yollarına sahip olduğunu güçlü biçimde teyit ediyoruz. Ayrıca ümmetin Allah yolunda cihadın tüm şekilleriyle seferber edilmesini gerekli görüyoruz.

Gazze’ye uygulanan kara, hava ve deniz ablukasının kırılması için acil ve kararlı bir çağrıda bulunuyoruz. Sınır ülkelerinin, tüm geçiş kapılarını derhal açmaları vaciptir. Bu çerçevede ‘Özgürlük Filosu’na çok sayıda geminin katılımını bekliyoruz. Filistin davası uğruna samimiyetle ortaya konulan tüm gayretleri büyük bir takdirle karşılıyor; Gazze’de direnen kardeşlerimizin yanında yer almak için yapılan bütün halk inisiyatiflerini ve resmi girişimleri güçlü bir şekilde destekliyoruz.

Konferansa katılan alimler olarak, bir vakıf fonu kurulmasını ve iş insanlarını, ekonomik ve finansal kurumları ile imkan sahibi tüm Müslümanları bu fonu desteklemeye davet ediyoruz. Buna göre, her yıl elde edilen karlarının en az yüzde 2’sinin Gazze’deki yardım ve kalkınma çalışmalarına tahsis edilmesi ve bu desteğin ivedilikle hayata geçirilmesini istiyoruz. Bu süreç, hukuki ve şeffaf mekanizmalar üzerinden yürütülecek; böylece Filistin toplumunun direncini güçlendiren ve onların ayakta kalmasına katkı sağlayan sürdürülebilir desteğin inşasına vesile olacaktır.

İslam Alimleri, mevcut insani felaketin büyüklüğünü ve İslam hukukunun mazlumları gözetme, yardım etme ve onları destekleme maksatlarını dikkate alarak bir fetva yayımlamışlardır. Bu fetva mucibince, önümüzdeki yıl verilecek zekatların en az yüzde 50’sinin Gazze’ye tahsis edilmesi gerektiği dini ve insani bir görev olarak teyit edilmiştir.

Gazze’de yaşanan siyonist yıkımın etkilerini ortadan kaldırmak ve Gazze’nin yeniden huzurlu ve müreffeh günlere kavuşmasını sağlamak için bütün Müslümanların ve özellikle Müslüman iş insanlarının sorumluluk üstlenmeleri, sadece insani bir görev değil, aynı zamanda dini bir vecibedir.

Bütün devletlere, özellikle de İslam ülkelerine; işgalci siyonist varlık ve onun destekçileriyle yürütülen her türlü ilişkinin siyasi, ekonomik ve askeri alanlar dahil olmak üzere derhal ve tamamen kesilmesinin vacip olduğunu beyan ediyoruz. Bu çağrı, İslam hukukunun temel ilkeleri, uluslararası hukukun esasları ve zulme karşı durma ile işgalin ve onun sürekli ihlallerinin engellenmesi yönündeki sorumlulukların bir gereğidir.

Siyonist işgal devletiyle her türlü ticari iş birliği derhal ve tamamen kesilmelidir. Siyonizme destek veren şirketlerle doğrudan veya dolaylı iş birliği yapan firmaların ürünlerini satın almak dinen haramdır. Ayrıca işgal ve zulme fayda sağlayan bütün yolların boykot edilmesi farzdır. Bu hususları, İslam ümmetinin bütün fertlerine, yöneticilerine ve kurumlarına açıkça beyan ediyoruz. Bu hüküm, İslam hukukunun temel ilkeleri, mazlumları destekleme ve zalimi engelleme konusundaki icma ve usuli esaslardan kaynaklanmakta olup, ümmetin üzerine bağlayıcı bir sorumluluk yüklemektedir.

Alimlerin, geniş katılımlı gösterilere ve protesto yürüyüşlerine öncülük etmeleri; devletlerin ise halklarının sivil haklarına riayet etmeleri ve özellikle ifade özgürlüğü ile barışçıl gösteri hakkı üzerinde bulunan kısıtlamalar kaldırılmalıdır. Bu husus, aynı zamanda devletlerin, taraf oldukları uluslararası insan hakları sözleşmeleri kapsamındaki yükümlülüklerinin bir gereğidir.

Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi kararlarının mutlaka etkinleştirilmesi ve uluslararası yargının, Gazze’de işlenen soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçların failleri derhal yargılanmalıdır. Bu doğrultuda, hükümetler ve insan hakları kurumları adaletin tecellisi, mağdurların haklarının teslimi ve ihlallerin tekrarının önlenmesi için bu süreçlere destek vermelidirler. Ayrıca, İslâm ülkeleri ve özgür iradeli tüm devletler kendi ülkelerinde savaş suçlularına karşı derhal ceza mahkemeleri kurmalıdırlar.

Hristiyan dini kurumlarına özellikle de Katolik dünyasının en üst temsilcisi olan Papa’ya, Dünya Kiliseler Konseyi’ne ve Doğu ile Batı’daki kilise cemaatlerine Gazze’de yürütülen soykırım savaşına karşı insani ve ahlaki bir duruş sergilemeleri yönünde açık bir çağrı yapmaktayız. Bu çağrı, Gazze’ye yönelik saldırıların derhal sona erdirilmesi, masum sivillere karşı işlenen vahşetin engellenmesi ve zulme karşı tavır alınması gereğini vurgulamaktadır. Ayrıca bu kurumların, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, işgalciyi destekleyen Batılı hükümetlerle doğrudan temas kurarak, onların da bu insanlık dışı savaşı durdurmaları için baskı yapmaları gerekmektedir.

Gazze’ye yönelik saldırılara karşı çıkan sağduyulu Yahudi kurumlarının, hak ve adalete dayalı bir tutum sergileyerek Gazze’deki zulmün son bulması için tavır almaları gerekmektedir.

İşgalciyle herhangi bir güvenlik koordinasyonunun her türü suçtur. Bu bağlamda bütün devletlerin ve mevcut Filistin Yönetimi’nin düşmanla her türlü koordinasyonu derhal durdurulmalıdırlar.

İslam Alimleri olarak, ‘işgalci siyonislerin’ projesinde hedef alınan devletleri, düşmanın planlarına karşı koyma sorumluluğunu üstlenmeye ve onu caydırmak ve karşı durmak için gerçekçi ve somut adımlar atmaya çağırıyoruz.”