
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Üye Ülkeleri Diyanet İşleri/Dini İdare Başkanları 7. Toplantısı’na katıldı.
Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş, burada yaptığı konuşmada, Türk dünyasının kültürel hafızasında müstesna bir yere sahip olan dost ve kardeş ülke Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de olmaktan dolayı büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade etti.
TDT Üye Ülkeleri Diyanet İşleri/Dini İdare Başkanları Toplantısı’nın bereketli geçmesini temenni eden Başkan Arpaguş, “Başta, toplantıya ev sahipliği yaparak bizleri ağırlayan Kafkas Müslümanları Dini İdare Başkanı değerli dostumuz, Sayın Allahşükür Paşazade olmak üzere Türk Devletleri Teşkilatı Sekretaryasına ve davete icabet eden siz değerli kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Gerçekleştirilen toplantının amacına değinen Başkan Arpaguş, “Bizleri bugün burada bir araya getiren ana unsur, küresel sorunların ve kuşatılmışlıkların temelinde yer alan değerler krizi karşısında ortak bir gelecek perspektifi geliştirme arayışıdır. Aynı zengin kültürün içinde yaşayan, aynı milletin fertleri olarak daha huzurlu bir geleceği oluşturma ve daha güvenli yarınları inşa etme arzusu, dayanışma içinde güçlü iş birlikleri ortaya koyma iradesidir.” şeklinde konuştu.
TDT Üye Ülkeleri Diyanet İşleri ve Dini İdare Başkanları’nın Bakü’de bir araya gelerek, içinde bulunduğumuz çağın problemlerine yönelik ortak bir anlayış ve yaklaşım geliştirme azmini, genç nesillerin inançlarına tesir eden problemlere duyarlılıkla eğilme kararlılığını göstermiş olduğunu belirten Başkan Arpaguş, şunları kaydetti:
“Bugün Türk Devletleri Teşkilatı, önemli bir stratejik birliğe dönüşmüştür. Bu nedenle Türk Devletleri Teşkilatı Üye Ülkeleri Diyanet İşleri ve Dini İdare Başkanları Toplantılarını, birlikteliğimizin siyasi ya da ekonomik alanlarla sınırlı kalmayıp sosyal, kültürel ve manevi boyutlarda da derinleşmesini temin eden stratejik istişare platformu olarak değerlendirmek gerekir.
Bu toplantılar; dinî, tarihî ve kültürel bağlarımızı yeniden canlandırarak, küreselleşmenin yıpratıcı etkilerine karşı ortak bir akıl ve vizyon geliştirmemiz için bizlere önemli fırsatlar sunmaktadır.”
“Medeniyetimizin taşıdığı değerler insan merkezlidir”
Başkan Arpaguş, İslam medeniyetinin vahyin rehberliği ve Efendimiz (s.a.s.)’in irşadı üzerine bina edilmiş bir medeniyet olduğunu aktararak, “Bu medeniyetin taşıdığı ve hayata geçirilmesini istediği değerler, insan merkezlidir. Belli bir kavim, millet veya kesimden öte, tüm insanlığı kuşatıcı, evrenseldir. Bizler; ilmin rehberliğinde, irfanın potasında ve hikmetin derinliğinde muazzam bir mirasın varisleriyiz. Bu evrensel davanın, sarsılmaz inancın ve ortak medeniyet tasavvurunun temsilcileri olarak bizlere emanet edilen bu kutlu mirası geleceğe taşıma sorumluluğumuz vardır.” şeklinde konuştu.
Birçok bakımdan devasa krizlerin yaşandığı günümüzde, tarihimizden aldığımız güçle ve geçmişin omuzlarımıza yüklediği mesuliyetle birlikte hizmetlerimizde ortak bir gelecek vizyonu sergileme gayretinin olması gerektiğini bildiren Başkan Arpaguş, “Bu kararlılık ve gaye, aynı zamanda milletimizin, devletlerimizin geleceği bakımından, geniş bir ufku ve her zaman kendini tazeleyen çalışma azmini de gerekli kılmaktadır.” ifadesini kullandı.
“Sözde dini akımlar, toplumsal huzurumuza kastetmektedir”
Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bugün ne yazık ki yüce dinimizin temel değerlerini tahrif ederek dinî duyguları istismar eden, karanlık emellerine ulaşmak adına her türlü gayriahlaki yolu meşru gören yapıların meydan okumalarıyla karşı karşıyayız. Bu yapılar, toplumlara nifak sokmakta, Müslümanlar arasına tefrika ve kavga tohumları ekmektedir. Dini kavramlar üzerinden fitne üreten bu sözde dini akımlar, İslam’ın izzetini ve Müslüman varlığını açıkça tehdit etmekte, hem inancımıza hem de toplumsal huzurumuza kastetmektedir.”
İslamiyet’in, özellikle bir kısım ülkeler tarafından şiddet yanlısı olarak gösterildiğini, terörle özdeşleştirilmeye çalışıldığını anlatan Başkan Arpaguş, “Dünyanın pek çok bölgesinde Müslüman varlığına yönelik sistematik baskılar artarak devam etmekte, inanç özgürlüğünü hedef alan nefret söylemleri ve yabancı düşmanlığı her geçen gün etkisini daha fazla göstermektedir. Bu nedenle Türk Devletleri olarak birçok bakımdan huzurumuzu ve iç güvenliğimizi tehdit edebilecek her türlü zararlı akıma karşı ortak söylem ve stratejiler geliştirmek mecburiyetindeyiz.” diye konuştu.
“Genç kuşakları koruyacak ortak rehberlik projeleri üretmek sorumluluğumuz altındadır”
Başkan Arpaguş, kurumlar arasında tecrübe paylaşımını artırmak suretiyle, İslam dininin dünya genelinde yanlış algılanmasının ve bir kısım terör örgütleri tarafından istismar edilmesinin de önüne geçilmesi gerektiğini dile getirerek, “Burada, hep birlikte ortaya koyduğumuz dayanışma, özellikle Batı'da hızla körüklenen Müslüman karşıtlığı ve yabancı düşmanlığına karşı ‘tek ses’ olarak güçlü bir kurumsal duruş sergilenmesine imkan sağlayacaktır. Günümüzde giderek ağırlık kazanan küreselleşmenin, yapay zeka ve dijitalleşmenin getirdiği yeni ahlaki ve toplumsal sorunlara karşı özellikle aile kurumunu ve genç kuşakları koruyacak ortak rehberlik projeleri üretmek de sorumluluğumuz altındadır.” dedi.
Müslüman ülkeler arasında güçlü ve işlevsel bir siyasi birliğin bulunmaması nedeniyle bugün İslam coğrafyasının ne yazık ki birçok konuda sorun yaşadığına dikkati çeken Başkan Arpaguş, “Siyasi dağınıklık, istikrarsızlık, ekonomik ve teknolojik dışa bağımlılık ile eğitim eksikliği, öne çıkan bu problemlerimizden bazılarıdır. Farklı mezhep ve etnik kimlikler üzerinden oluşturulan kutuplaşmalar da iç çatışmalara ve dış müdahalelere zemin hazırlamaktadır. Bununla birlikte coğrafyamızda yaşanan katliamlara, sürgünlere ve işgallere dair ortak bilincin zayıflığına da şahitlik etmekteyiz.” ifadelerini kullandı.
Gerek bölgesel gerekse küresel ölçekteki krizlere, problemlere karşı ortak bir akıl ve irade ile yapılması gerekenlerin detaylı bir şekilde ele alınması gerektiğini ifade eden Başkan Arpaguş, “Dini teşkilatlarımız, İslam dininin ana kaynaklarından hareketle sahih dini bilginin üretimi için daha fazla gayret göstermeli, seferber olmalıdır. Ve üretilen bilginin insanımıza ve nesillerimize doğru bir yöntemle öğretilmesini sağlamanın yollarını aramalıdır.” ifadesini kullandı.
“Aile kurumunu etkileyen sorunlarla aktif bir şekilde mücadele etmeliyiz”
Peygamber Efendimizin (s.a.s.) örnek yaşantısını, O’nun (s.a.s.) hayatını kuşatan ve medeniyetimizin asli kaynağı olan Kur’an ahlakını yeniden zamanımıza taşımak mecburiyetinde olduğumuzu aktaran Başkan Arpaguş, şunları kaydetti:
“Bilhassa toplumların yapı taşı olan ve günümüzde en fazla yıpratılan, değer kaybına uğratılmak istenen aile kurumunu etkileyen sorunlarla aktif bir şekilde mücadele etmeliyiz. Aileyi güçlendirmeye yönelik ortak çalışmalara ağırlık vermeli, sosyal ve fıkhi yönde aileye dair meseleleri titiz bir şekilde ele almalıyız. Din hizmeti ve eğitimi ile insanımızın manevi hayatına rehberlik eden kurumlar olarak toplumu tahrip etmeye yönelik oluşumlara ve akımlara karşı daha fazla direnç göstermeli, bu konuda yapılan çalışmaları hassasiyetle sürdürmeliyiz.”
TDT Üye Ülkeleri Diyanet İşleri ve Dini İdare Başkanları’nın ülkelerimizde yaşanan fetvalarla ilgili kargaşayı ortadan kaldırılması ve aynı meselelerde ortak çözüm çalışmaları yapılmasının son derece önemli olduğunu dile getiren Başkan Arpaguş, “Fetva Koordinasyon Heyeti tarafından yürütülen, güncel gelişmeler ve çağın ortaya çıkardığı yeni meseleler karşısında oluşan talep ve ihtiyaçlara, ortak bir anlayış ve yaklaşımla cevaplar üretilmesi bu yöndeki ihtiyacı büyük oranda karşılayacaktır. Bu kapsamda özellikle dini bayramlar ile ramazan ayının başlangıcının tespiti, ibadet vakitleri, helal gıda, biyoetik ve sağlık, finans, zekât ve vakıf hizmetleri ile çevre bilinci gibi güncel alanlarda iş birliğimizin somut faydalar sağlayacağına inanıyorum.” şeklinde konuştu.
“TDT Üye Ülkeleri Diyanet İşleri/Dini İdare Başkanları Konseyi toplantılarının, Türk Devletleri Teşkilatı dönem başkanlığı uygulamasıyla eş güdüm içinde yürütüldüğü malumlarınızdır. İlk toplantıda alınan karar gereği, Konsey toplantılarının Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi dönem başkanlığını yürüten ülkede gerçekleştirilmesi esası kabul edilmiştir.” ifadelerini kullanan Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Bu doğrultuda 2027 yılında düzenlenmesi planlanan TDT Üye Ülkeleri Diyanet İşleri/Dini İdare Başkanları Konseyi 8. Toplantısı’nın Diyanet İşleri Başkanlığımızın ev sahipliğinde, Türkiye’de gerçekleştirilecek olması bizler adına memnuniyet vericidir. Sözlerime son verirken toplantımızın Türk dünyası, alem-i İslam ve tüm insanlık için hayırlı sonuçlara vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum.
Ortaya koyulacak çalışmaların ülkelerimiz arasındaki iş birliğinin gelişmesine, tecrübe ve kazanımların paylaşılmasına ve kurumlarımız arasındaki bağların daha da güçlenmesine katkıda bulunacağına yürekten inanıyorum. Teşkilat toplantılarının, Türk devletleri olarak mevcut kardeşlik bilincini kuvvetlendireceğine ve Türk-İslam dünyasının küresel meseleler karşısında ortak akılla hareket etmesini sağlayacağına olan inancım tamdır. Bu duygu ve düşüncelerle, tüm katılımcı dostlarımıza tekrar teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.”
Başkan Arpaguş, Bakü Büyükelçiliğini ziyaret etti
Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş, Türkiye’nin Bakü Büyükelçiliği’ni de ziyaret etti. Başkan Arpaguş, Büyükelçi Prof. Dr. Birol Akgün’e misafirperverliğinden dolayı memnuniyetini ifade etti. Büyükelçi Akgün ise Başkan Arpaguş’a nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.